GEZİ REHBERİ

BASMANE – İZMİR’DE UMUT VE HÜZNÜN BULUŞTUĞU SEMT | iLGinciX.Biz

İsmini bir zamanlar burada yaşayan Ermenilerin kurduğu matbaadan, yani basımhaneden alan Basmane semti kaybolmakta olan bir hazine. İzmir’in göbeğinde olmasına rağmen turisti bırakın, İzmirliler bile nadiren yollarını düşürüyor. Oysa gündüzleri tıklım tıkış olan Kemeraltı’ndan Basmane’yi ayıran sadece bir cadde…  Kaderine terk edilmiş güzelliği gidenlerin içini sızlatıyor.

Bir zamanların gözde mahallelerinden olan semt, şimdilerde daha çok İzmir’in dezavantajlı nüfusunu barındırıyor. Eskiden İzmir’in bazı ileri gelen ailelerinin burada evleri varmış, mesela Latife Hanım buradaki aile konağında doğmuş. Yeşil Çam premierlerini buradaki prestijli sinemalarda yapılır, Basmane nice ünlüyü konuk edermiş.

O zamanlar 1 ay süren İzmir Fuarı, semtin meşhur gazinoları, İzmir’in yaz eğlenceleri Basmane’ye kan pompalıyormuş. Ülkenin dört bir yanından gelenler Basmane Garı’ında inip hemen buradaki otellere yerleşirmiş. Keza sağlık gibi hizmetler almaya ya da devlet dairelerine İzmir’e gelen köylüler yine Basmane’de gecelermiş. Daha sonra başta İzmir Fuarı’nın kısalması ve bir kısmının Gaziemir’e taşınması olmak üzere yeni düzen Basmane’yi kangren etmiş.

Şimdilerde o eski günlerinden eser yok. O muhteşem İzmir evlerinin kimisi enkaz olmuş, kimisi hasbelkader ayakta ama onların da nefesi tükenmek üzere. Sahipsiz kalan evlerin ferforje cumbaları, kapıları ve pencereleri bile sökülüp çalınmış. Tarihi Dönertaş sebilinin 1814 yapımı korkulukları da işte böyle bir günde ortadan kayboluvermiş. Enkaz yağmalayıcılar Basmane’yi mesken tutmuş.

Göç Basmane’nin alın yazısı olmuş. İspanyol’da engizisyondan kaçan Yahudiler Basmane’ye gelmiş, 500 yıl burada kaldıktan sonra göç etmişler. 1920’lerde semtte yoğun olarak yaşayan Ermeniler ve Rumlar zorunlu göçe tabi tutulmuş. Gar burada olduğu için hep geçici bir şehre giriş yeri olarak şekillenmiş. Tekrar tekrar terk edilmiş. Çok zorluklar yaşamış bir semt Basmane.

Basmane’ye yerleşen göçmenlerin açtığı dükkanlardaki Arapça yazılar ile semt bir Suriye şehri görüntüsüne bürününce valilik kararı ile tabelalar Türkçeleştirilmiş.

Bugün de daha iyi bir hayat arayışı ile Afrika’dan Afganistan’a uzanan bir coğrafyadan gelen göçmenler, savaştan anca kendi canını kurtarabilmiş Suriyeliler, dar gelirli yereller ve ülkenin farklı şehirlerinden İzmir’e ceplerinde sadece bir avuç umutla gelenler hayata Basmane’de tutunmaya çalışıyorlar. Başkalarının burun kıvırdığı camı kırık, musluğu damlayan, rutubet kokulu evler göçmenlerin yuvası, bir sonraki durakları için basamak olmaya devam ediyor.

Bir zamanlar tüccarları, turistleri misafir eden oteller artık geceyi sokakta geçirmek istemeyen evsizlerden seks işçilerine bir çok ağır hikaye ağırlıyor. Aralarında başka gidecek yeri olmayan emekli bekarlar gibi daimi müşteriler de var. Belediyenin ısrarı ile iç ve dış yenileyip, eksi müşterilerine göz kırpanlar da olmuş.

Gezerken döndüğünüz her köşede Basmane’nin aslında ne kadar büyük bir potansiyel taşıdığına tanıklık ediyorsunuz. Elinden tutulsa, Osmanlı’dan kalma han ve hamamları, Ermeni, Rum ve Yahudilerden kalan mirası ile Basmane İzmir’in en ilgi çekici yerlerinden olmaya aday.

Basmane Güvenli Mi?

Buralar iyice kaybolmadan gidip görmenizi gerçekten çok isteriz. Ancak yaşadığımız kötü bir tecrübeden ötürü gönül rahatlığı ile cesaretlendiremiyoruz. Sokaklarda fotoğraf çekerken bir grup bizi mi çekiyorsunuz diye üzerimize yürüdü. Halbuki arkamızda kalıyorlardı. Baktık üzüm değil, bağcı peşindeler, hiç münakaşa etmeden bir müzeye sığındık. Güvenlik görevlisi şaşırmadığını söyledi. Şunun altını çizmek isteriz ki yaşadığımız bu tatsızlık asla ne Basmane’yi, ne de göçmenleri karakterize ediyor. Münferit bir hadise ama temkinli olmakta fayda var. Geçe kalmayın, yalnız gitmeyin ve çok şatafatlı giyinmemekte fayda var.

Hadi o zaman Basmane turumuza başlayalım.

Basmane’de Gezilecek Yerler

Oteller Sokağı

Oteller Sokağı, Basmane bölgesinde 1296. sokak boyunca sıralanan, 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyılın başlarında yapılmış, genellikle taş, cumbalı, taş işlemeli, pastel tonlarda boyanmış tarihi evlerin ve kentin tanınmış ailelerinin yaptırdığı konakların dönüştürülmesiyle oluşturulmuş otellerin kümelendiği bir bölge.

Cumhuriyet’in ilk zamanlarında, gelişen fuar ve ticaret hayatı ile İzmir’e yoğun bir göç başlamış. Türkiye’nin dört bir yanından İzmir’e gelip şehre ilk adımlarını Basmane Garı’ndan atanlar, kendilerine şehirde kalacak bir yer bulmak için hemen Oteller Sokağı’na gelirmiş. Buradaki otellerin isimlerine bakarsanız, hepsinin Denizli, Manisa, Konya gibi il ve ilçe olduklarını fark edebilirsiniz. Bunun nedeni de hemşericilik mantığı ile herkesin geldiği ilin otelinde konaklaması gibi bir geleneğin oluşmuş olması. Fuara gelen Konyalılar Konya Oteli’nde, Denizliler Denizli’de konaklarmış.

KAĞITTAN DEV BİR UÇAK YAPSAK DA UÇSAK! - MICROLIGHT   

Bu sokak ve çevresi, nostaljik İzmir’i görmek ve sokaklarında kaybolup keşifler yapmak için ideal yerler. Atatürk’ün eşi Latife Hanım’ın doğduğu, Halit Ziya Uşaklıgil’in bir dönem yaşadığı ve 1940’lı yıllarda bir otele dönüştürülmüş olan Yeni Sadık Bey Oteli de burada. Konum için tıklayın.

Sinagoglar

Signora Giveret Sinagogu, Kemeraltı

Kemeraltı ve Basmane bölgeleri çok kıymetli bir Yahudi mirasına sahip. İspanya’daki yurtlarından 1492’de kovulan Yahudilerden, yani Seferadlardan, İzmir’e gelenler Basmane ve Kemeraltı bölgelerine yerleşmişler. İzmir’deki varlıkları genelde dönemdeki nüfus artışına atfedilse de (Osmanlı topraklarına 120 bin ve 250 bin arası kişinin geldiği söyleniyor), aslında İzmir’de Roma döneminde de Yahudilerin yaşadığını biliyoruz. Hatta tam da burada, Basmane’de yapılan bir kazıda 1500 yıllık Davud Yıldızı motifli bir yağ kandili bulunmuş.

En az 500 yıldır Basmane’de yaşayan Yahudiler 20. yüzyılın ortasında tekrar yurtlarından olmuşlar. 1942’de çıkan Varlık Vergisi ülkedeki tüm azınlıkların bellerini bükmüş, ödeyemeyenler Erzurum’un Aşkale ilçesine sürülmüştü. 1955’te çıkan 6-7 Eylül Olayları’nda İstanbul’da 4214 ev, 1004 işyeri, 73 kilise, 2 manastır, 1 sinagog ve 23 okul yağmalanmıştı. Can güvenliklerinen korkan azınlıklar çareyi tekrar göç etmekte buldular. Basmane Yahudileri de evlerini terk ederek, 1948’de kurulan İsrail’in yolunu tuttular.

Dünyanın en yoğun sinegog görüldüğü söylenen bölgesini İzmir’e hediye ederek gittiler. Eskiden sadece Kemeraltı’daki Havra sokak etrafında 34 sinagog varmış. Bunlardan sadece Sonsino Sinegoğu Basmane tarafında kalıyor, o da enkaz halinde.

İzmir’in kent belleğini resetleyen 1688 depremi ve 1922 Yangını’nın ardından, şehrin çokkültürlü mirasına bir darbe de göç vurmuş. Yanlız kalan sinegogların çoğu harap olmuş. Günümüze gelebilenlerin sayısı çok az. Keza mikveler, yani arınma havuzları da, ya atıl durumda ya da farklı şekilde kullanılıyor. Kemeraltı’nı da kapsayacak şekilde Basmane’yi eski bir Yahudi mahallesi gözüyle gezmelisiniz.

Kortejolar

Manisa – Akhisar Oteli

İspanya’dan kovulan Yahudilerin mallarına da el konmuştu. O yüzden Osmanlı topraklarına vardıklarında yanlarında sadece taşınabilir türden varlıkları vardı. Sıfırdan başlamak zorunda kalan aileler, kortejo ya da “yahudihane” olarak bilinen toplu konutlarda birer odaya sığındılar. 1950’lere kadar yoksul İzmirli Yahudiler buralarda yaşıyorlardı.

Manisa – Akhisar Oteli

Kortejo (Cortijo), İspanya Yahudilerinin dili olan Ladino’da avlulu çiftlik evi anlamına gelir. Kıymetli bir kent gözlemcisi olan Orhan Beşikçi’nin söylediğine göre kortejolar İzmir’e özgü yapılar. Kendi içlerine kapalı bir dünyadırlar. Tarih boyunca zulm gören Yahudiler kendilerini bu şekilde güvence altına alma gereği duymuşlar. Kompleksin giriş kapısı avluya açılır. Avluyu çevreleyen sur gibi yapının dışarıya bakan penceresi yoktur. Gözlerden ırak olmak istemişler. Kortejolar 2 katlıdır ve her katında avluya bakan bir çok oda bulunur. Aileler bu tek göz odalarda yaşarlarmış. Kortejolarda hayat müşterekmiş. Avluda bulunan mutfak, tuvalet, banyo ve tulumba ortak kullanılıyormuş.

Yahudilerin Türkiye’den göçünün ardından kimi kortejo otel ya da işhanı olmuş, kimisi de yerleşen Türk aileleri tarafından aynı şekilde kullanılmaya devam etmiş ama kortejolar artık “aile evleri” olarak geçmeye başlamış.

Manisa – Akhisar Oteli

Yukarıda fotoğrafını gördüğünüz Manisa – Akhisar Oteli Anafartalar Caddesi üzerinde 500 yıllık bir kortejo. Daha sonra Cumhuriyet’in ilk zamanlarında kortejo el değiştirerek, otele dönüştürülmüş. Fuarla canlanan İzmir’de şehre ilk kez ayak basanların uğrak yeri olmuş. Zamanında, Yeşilçam filmlerine, dizilere ve belgesel çekimlerine de set olmuş.

Cape Town Nerede – Cape Town'a Nasıl Gidilir   

90’lar ortasından sonra yani yakın dönem İzmir’inde ise ağırlıklı olarak mültecilerin, kimsesizlerin ve yoksulların mekanı olmuş ama otel özelliğini hiç kaybetmemiş. Fakat burayı bildiğiniz bir otel gibi görmeyin. Otel, burada kalan insanların bir nevi evi. Hepsi otelin bir odasını evi gibi kullanıyor. Bir gaz ocağında yemeklerini pişirip aynı yerde uyuyorlar. Buranın kent tarihindeki önemi anlaşılınca, Tarihi Anıtlar Kurulunca 2. derecede tarihi eser kapsamına alınmış. Konum için tıklayın.

Mavi Kortejo

Biraz ilerisinde, yine Anafartalar Caddesi üzerinde Mavi Kortejo bulunuyor. Devlet ve özel sektörün ortak iştirakı Tarihi Kemeraltı A.Ş. tarafından satın alınan bina yenilendi. Yakın zamanda hostel olarak açılması bekleniyor. Konum için tıklayın.

Paşayakov Kortejosu

Yahudilerin gidişinin üzerinden 1990lara kadar aile evi olarak kullanılmış. Bu dönemde adı Uzun Han Aile Evi olmuş. Ardından da hem işlevi, hem de adı Cevahirci İş Hanı’na çevrilmiş. Maalesef en sonunda yıkılarak kapalı otoparka çevrilmiş. Konum için tıklayın.

Eğer konuya ilgi duyuyorsanız lamekan’daki Orhan Beşikçi röportajını okumanızı öneririm. Daha da derinlemesine bilgi edinmek isterseniz kitapları İzmirim, Basmane, Basmane Günlüğü, İzmir’den Yadigâr ve Anafartalar Caddesi’ni edinebilirsiniz.

Tarihi Altınpark Kıraathanesi

Tarihi Osmanlı dönemine uzanan, Basmane’nin kalbinin attığı yerlerden olan Altınpark Kıraathanesi, sadece bölgenin değil tüm İzmir’in en eski kahvehanelerinden. Tarihi 1800 yılların sonlarına dayanan kıraathane, tarihi dokusunu kaybetmeden bugünlere kadar gelebilmiş. Kıraathane Cumhuriyet’in ilanından önce ismini burada bulunan bir musalla taşından alıyormuş. Musalla Kıraathanesi, Cumhuriyet sonrası buraya yapılan parkla isim değiştirmiş ve Altınpark Kıraathanesi olmuş. Konum için tıklayın.

Paşa Konağı Oteli

Şu an Paşa Konağı Oteli olan Tevfik Paşa Konağı, bölgenin en büyük tarihi konağı. Yaklaşık 100 önce Tevfik Paşa Ailesi’nin konutuymuş. Tevfik Paşa’nın ise, İzmir’de belediye reisliği yapmış Tevfik Paşa olduğu düşünülüyor. Şimdi ise tescilli bir tarihi eser. Bu otel ve beraberinde Pembe Köşk adlı bir yapı daha TARKEM tarafından satın alınmış. İkisinin de birer butik otele dönüştürülmesi düşünülüyor. Konum için tıklayın.

Büşra Cafe

Paşa Konağı Otel’in altında bulunan nostaljik bir çay ocağı. Dönüşüm projesi tamamlandığında, nostaljik dokunun korunabilmesi için bu çay ocağı da varlığını sürdürecekmiş. Konum için tıklayın.

Eski Yıldız Sineması

Eski Yıldız Sineması, 1950 ve 1990 yılları arasında yani İzmir’de sinemanın en canlı olduğu dönemlere tanıklık etmiş, İzmirlilere sinemaya gitme kültürünü aşılamış, eskiden Yeşilçam filmlerinin premierelerinin yapıldığı meşhur sinema salonu.

Şimdilerde ise Yıldız Spor Tesisleri adı altında hizmet veriyor. Eskiden sinema gösterimlerinin olduğu alan kapalı halı sahaya, fuaye alanı ise bilardo ve masa tenisi salonuna dönüştürülmüş. Yine de halen İzmir’in sosyokültürel tarihinde ve toplumsal belleğinde yeri büyük. Konum için tıklayın.

Basmane Tren Garı


1876 yılında Regie Generale adlı Fransız firma tarafından inşa edilen Basmane Garı, İzmir kent kültüründe önemli bir yer tutuyor. Çünkü bu gar, tıpkı İstanbul’daki Haydarpaşa Garı gibi, Anadolu’dan İzmir’e gelenlerin ayak bastıkları ilk yer olma özelliği taşıyor ve Basmane’nin kaderini belirleyen en büyük faktör olmuş. Yukarıda bahsettiğimiz oteller bölgesi de bu garın işlekliği sayesinde oluşmuş. Konum için tıklayın.

Aziz Vukolos Kilisesi

Aziz Vukolos Kilisesi, 19. yüzyılda Rum Ortodoksları tarafından yaptırılmış. 1922 yılında yaşanan Büyük İzmir Yangını’ndan etkilenmeyen tek Rum kilisesi burası olmuş. Kilise bir dönem opera çalışma salonu olarak kullanılmış ve sonrasında da terk edilip metruk bir yapıya dönmüş. Harabe halindeki kiliseyi 2009 yılında restore ettiren belediye burayı sergi salonu olarak kullanıma açmış. Konum için tıklayın.

Gürcü Pidesi: Haçapuri | Batum iLGinciX.Biz   

İzmir Basın Müzesi

Günümüzde kilisenin bahçesinde bulunan müştemilat da Basın Müzesi haline getirilmiş. İlk çıkan gazetelerin nüshaları, eski fotoğraf makineleri, daktilo, teleks ve baskı makineleri gibi basın aletleri sergileniyor. Ayrıca Türkiye basın tarihi açısından mihenk taşı olaylar ve kişilere dair belge ve eşyaların yer aldığı müzede, basın cinayetlerine kurban giden ünlü gazetecilerin hikayeleri yer alıyor. Müze, pazartesi hariç her gün 09.30-17.30 arası ücretsiz olarak açık. Konum için tıklayın.

İzmir Kadın Müzesi

Fotoğraf Kaynak: www.konak.bel.tr

Basmane’deki eski bir konağın restorasyonu ile kullanılam açılan müzede, antik dönemde Anadolu’dan Cumhuriyet’e kadar Türkiye’de kadın olma üzerine veriler bulunuyor. Ayrıca Türkiye’de ilk kadın yazar, oyuncu, milletvekili, doktor gibi öncü kadınlar anılıyor. Müze, pazar ve pazartesi hariç her gün 09.00-17.00 arası ücretsiz olarak açık. Konum için tıklayın.

İzmir Radyo ve Demokrasi Müzesi

Türkiye’nin ilk Radyo ve Demokrasi Müzesi olan müzede, dünyada radyo yayının yapılmaya başlandığı 1921 yılından günümüze kadar her döneme ait 100’ü aşkın radyo sergileniyor. Müzedeki en dikkat çeken radyo kaydı, Deniz Gezmiş’in mahkeme savunması. Ayrıca müzede Atatürk’ün 10. yıl meclis konuşması, Kenan Evren’in darbe bildirgesi, Adnan Menderes’in Yassıada savunması, Hitler’in halka hitabesi gibi daha birçok tarihi anın ses kaydı bulunuyor. Pazar ve pazartesi kapalı. Diğer günler 09.00-17.00 arası açık. Konum için tıklayın.

Kapılar Dayanışma Evi

Kapılar Basmane’de gönüllülerce kurulmuş bir kamusal mekan. İzmir’de 2015’te kurulmuş, İzmir’de yaşayan her türlü sığınmacıya açık bir kapı olmuş bir dayanışma evi. Kapılar Dayanışma Evi ve onun kardeş oluşumu olan kadın sağlığı, kadına karşı şiddet ve taciz gibi konular odağında birleşen gönüllülerden oluşan Kadın Kapısı, her türlü cinsiyetçi, türcü ve ırkçı söylemden uzak tamamen gönüllülük esasına dayanan işler yapıyorlar. Bu yemek yapıp ihtiyacı olanlarla paylaşmak da olabilir, dayanışma evinin bahçesinde sebze meyve yetiştirmek de, konser, tiyatro, dans, film gösterimi ve çocuklara yönelik kukla gösterisi veya oyunlar gibi etkinlikler düzenleyip insanlara sosyalleşme alanı yaratmak da… Konum için tıklayın.

El Yapımı Ud

Kapılar’ın tam karşısındaki minik atölyede bir beyefendinin enstrüman yaptığını fark ettik. Kendisi aynı zamanda bir Kapılar gönüllüsü.

Basmane Polis Merkezi

Konak İlçe Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki Basmane Polis Merkezi’nin 2018’de restore edilmiş binası. Bina, 1918 yılında dönemin İzmir Valisi Rahmi Bey tarafından yaptırılmış. Şu an halen daha polis merkezi olarak kullanılıyor. Konum için tıklayın.

Dönertaş Sebili

Anafartalar Caddesi ve Osmanzade Yokuşu yani 945. Sokak’ın kesiştiği noktada bulunan, 19. yüzyıl başlarında yapılmış, tek kubbeli kare planlı bir sebil olan Dönertaş Sebili, köşesindeki silindir sütunun dönüyor olmasından alıyor ismini. Lale, gül gonca, yapraklar, dallar gibi kabartmalarla süslü olan sebil, Türk barok ve rokoko üslubunun en güzel örneklerinden.

Sebilin asıl ilginç yanı, bir zamanlar halk arasında, elle döndürülen bu mermer sütunun dönmezse deprem olacağı inancının olması. Fark edilmeyen tektonik hareketlerle işaret ettiği için bir nevi deprem ölçer gibi görülüyordu. Konum için tıklayın.

Tarihi Basmane Fırını


Eski adı Muzafferiyet-i Milliye olan Tarihi Basmane Fırını 1896’dan beri mahalleyici doyuruyor. 2019 yazında gittiğimizde bu fırında 90 binden fazla askıda ekmek verilmişti. İnsanlar gidiyor, yenileri geliyor ancak Basmane’den yoksulluk hiç göçmüyor. Burada hayata tutunmaya çalışanlara destek olmak isterseniz Kapılar Dayanışma Evi’ne katkıda bulunabilir ya da askıya bir ekmek de siz bırakabilirsiniz. Konum için tıklayın.

Teşekkürler
Bize Basmane’de rehberlik eden TARKEM’den Halis Hakyemezoğlu’na ve Kemeraltı – Basmane bölgesindeki Yahudi mirasını gezdiren Nesim Bencoya’ya katkıları için çok teşekkürler.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu
Kapalı